Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Sponsorlu Bağlantılar

Hayvanlarla ilgili ata sözler i ve deyimler Aç at yol almaz , aç it av almaz. İş gördürülen kimselerden verim umuluyorsa onlar aç , yoksul
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 2      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Hayvanlarla ilgili atasözleri ve deyimler

    Sponsorlu Bağlantılar




    Hayvanlarla ilgili atasözleri ve deyimler

    Aç at yol almaz, aç it av almaz.
    İş gördürülen kimselerden verim umuluyorsa onlar aç, yoksul ve zaruret içinde bırakılmamalı, her yönden tatmin edilmelidirler.
    Aç ayı oynamaz
    Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir; insan ya da hayvan olsun, çalışan mutlaka doyurulmalıdır.
    Aç kurt bile komşusunu dalamaz
    Komşu hakkı çok yücedir. Komşuya hangi şartlarda olursa olsun, aç ya da zengin iyi davranılmalıdır. Çünkü toplumun dirlik ve düzenliği bir yönüyle buna bağlıdır.
    Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır (görür).
    Yoksulluk çeken, varlık yüzü görmeyen kişi sürekli ihtiyaç duyduğu şeylerin hasretini çeker; kendisini onları elde etme hayaline kaptırır, olmayacak düşler kurar.
    Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur
    Büyüklerin küçükler üzerinde büyük bir etkisi vardır. Çocuklar, çokluk büyüklerini örnek alırlar. Onlardan ne görürlerse onu yapmaya çalışırlar. Bu sebeple, anne-babanın çocuklar, büyüklerin de küçükler üzerindeki etkisi, eğitim açısından oldukça önemlidir.
    Ağılda oğlak doğsa ovada otu biter
    Yüce Allah, her canlıyı yaratırken onunla birlikte rızkını da yaratır. Ancak insanlar aç gözlülük edip kimilerinin hakkını gasbederler, rızklarına el koymaya çalışırlar. Dolayısıyla kimileri aç ve yoksul kalır. İnsanlar bu tavırlarından vazgeçmiş olsalar, herkesin rızkının kendisine yeter olduğu apaçık ortaya çıkacaktır.
    Arı bal alacak çiçeği bilir
    Bazı kimseler, açıkgöz insanlar ve işinin uzmanı olanlar, çıkar sağlayabilecekleri, kazanç elde edecekleri yerleri gayet iyi bilirler.
    Arı, kızdıranı sokar
    Hiçbir insan durup dururken çoklukla birinin canını yakmaz. Kişi ancak kendisini kızdırıp bunaltana, sataşıp ilişene, kötülük yapana karşı ister istemez eyleme geçer; saldırır ve zarar verir.
    At binicisini tanır
    Emir altında çalışan kişi, kendisini yönetenin işten anlayıp anlamadığını, ne isteyip istemediğini, hangi olay karşısında nasıl tavır takındığını bilir; işini de ona göre yapar ve yürütür.
    At ölür, itlere bayram olur
    Kimi yararlı, kıymetli, şahsiyet sahibi kimselerin ölmesi; bulunduğu görevden ayrılması ya da alınması kimi çıkarcı, kıskanç ve aşağılık kimselerin işine gelir; onların sevinmesine yol açar.
    At sahibine (biniciye) göre eşer (kişner).
    Yönetilen veya buyruk altında çalışan kişi, tutumunu ya da çalışmasını yöneticisinin tavrına göre ayarlar. Bu sebeple yönetilen değil yöneten, çalışan değil çalıştırıcı daha önemlidir.
    At yiğidin yoldaşıdır
    Çok açık olarak bilinen bir şey ki, göçebe bir millet olan Türkler için at, savaşta ya da barışta candan bir dosttur. Hemen her saati onunla geçer. At, Türkler için soyluluğun, yiğitliğin, vefakârlığın, yararlılığın ve inceliğin bir sembolüdür. Silâhsız er düşünülemediği gibi, atsız er de düşünülmemiştir. Dolayısıyla at, Türk`ün edebiyatına girmiş ve önemli bir motif oluşturmuştur. At hakkında şiir, menkıbe, masal, atasözü söylenmiş; risaleler kaleme alınmış, âdeta ona insan gibi muamele edilmiştir.
    At, adımına göre değil, adamına göre yürür
    Bir atın yürümesi ya da koşması, doğrudan sırtındaki binicisinin yönetimine bağlıdır; binici ne isterse onu yapar; koşar, durur ya da yavaş gider. Bir işin akışı da böyledir. İşin sonucu, verimli yahut verimsiz oluşu, o işi yapanın bilgi, beceri çaba ve tutumuna bağlıdır.
    Atın bahtsızı arabaya düşer
    Kimi değerli, yetenekli ama talihsiz kimseler, kişiliklerine uymayan kötü ve bayağı işlerde çalıştırılır; görevlere itilir.
    Atın ölümü arpadan olsun
    Bir şeye tutkun olan, bir şeyin uzun süre yokluğunu çeken kimi kişiler, kendilerine zarar vereceğini bile bile o şeyi kullanmaktan çekinmezler ve şöyle düşünürler: Sevdiğim şeye özlem duyarak yaşamaktansa, onu çokça (aşırı ölçüde) kullanıp (yiyip) hasta olayım; hatta öleyim.
    Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz
    Meydanda olan şu ki, insana değer, nitelik ve kişiliğine göre davranılır; iş verilir. Bu bakımdan kişi başkalarını ilgilendiren konularda ortaya atılmamalıdır. Ayrıca, değersiz bir kimse de kıymetli ve nitelikli kişilere gösterilen ilgiyi ne beklemeli, ne de ummalıdır.
    Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.
    Çoklukla düşünüp taşınmadan, olacakları hesaplamadan işe kalkışan insan, bu ihtiyatsızlığı sebebiyle bir felâkete düştükten sonra aklını başına toplar; kendine gelip uyanır. Ama dövünmesi, çırpınması bir fayda vermez; çünkü iş işten geçmiş olur.
    Balık baştan avlanır
    Bir yeri yöneten oraya hâkim demektir. Eğer bir yeri ele geçirmek istiyorsan, oranın hâkimi olan yöneticileri ele geçirmen yeter.
    Balık baştan kokar
    Gerek bir aile, gerek bir topluluk ve gerekse bir ülkede baştaki yöneticilerin niyetleri ve tutumları bozuksa o yerdeki her şey de bozuk ve düzensiz olur. Ortada değerini koruyan bir şey kalmaz.
    Vakitsiz öten horozun başını keserler
    Her işin olduğu gibi, her sözün de uygun bir yeri ve zamanı vardır. Uygun olan bir zamanda söylenmeyen, yerli yersiz ortaya atılan, densizce sarf edilen sözler birilerinin tepkisini çeker; rahatsızlığa neden olur, büyük zarara yol açar. Vakitsiz öten horozdan, ancak onu keserek kurtulan insanlar; yerinde ve zamanında konuşmayan insanı da cezalandırıp susturmakta hiç tereddüt etmezler.
    Yırtıcı Kuşun Ömrü Az Olur
    Ona buna saldıran, zarar veren, onun bunun sırtından geçinen kimselerin düşmanı çok olur. Az zamanda, bunlar da düşmanlarının gazabına uğrarlar, hak ettikleri cezayı görürler.
    Yılanın başı küçükken ezilmeli
    Daha küçükken tehlikeli olacağı, zarar vereceği anlaşılan bir şeyin, düşmanın veya bir durumun önüne hemen geçilmeli; büyümesine izin verilmeden
    Yılana yumuşak diye el sunma
    Hiçbir şeyin dış görünüşüne bakarak bir eylemde bulunmamalı kişi. Kolay görünen iş çok zor, yumuşak huylu bir kimse çok sert, zararsız gibi görünen bir durum çok tehlikeli olabilir ve zarar görebilir insan.
    Yavuz at, yemini (yavuz it ününü) kendi artırır.
    Gayretli, girişken, çalışkan, görevini ihmal etmeyen, üzerine aldığı işi tam yapan kimseler bunun mükâfatını görürler.
    Yatan aslandan, gezen tilki yeğdir
    Çok güçlü olup da çalışmayan, soylu olup da bir şeyler üretmeyen, tembel tembel oturup onun bunun sırtından geçinen kimselerden; güçsüz olup da çalışan, boş oturmayan ve geçimini sağlamak için uğraşan kimseler daha iyidir.
    Tilkiye, Tavuk kebabı yermisin diye sormuşlar; Adamı güldürmeyin diye cevap vermiş
    Bir kimseye düşkün olduğu, çok sevip özlediği, elde etmek için yanıp tutuştuğu bir şeyi, “İster misin? Arzu eder misin?” diye sormak son derece yersiz, hatta abes ve gülünçtür.
    Tilki tilkiliğini bildirinceye kadar post elden gider
    1. İşlemediği hâlde suçlu görülen kimse, suçsuz olduğunu kanıtlayıncaya kadar yeterince ceza çeker.
    2. Kurnaz ve düzenbaz kimse, sahasında ne kadar hünerli olduğunu gösterinceye kadar, kendisinden daha hilekâr birinin tuzağına düşer.
    Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır
    Meslek veya alışkanlık gereği olan bir sonuçtan kaçınılmaz. Daha önce kopup ayrılmış olsa da, kişi bağlı olduğu çevreye, işe veya bir alışkanlığa eninde sonunda, şu ya da bu sebepten ötürü döner.
    Havlayan köpek ısırmaz
    Bağırıp çağırarak başkalarını korkutmak isteyen kimseden saldırı beklenmez. Kötülük yapacak kişi, bu niyetini gizli tutar; belli etmez ve gürültüye patırtıya yer vermez.
    Ürümesini bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir
    1. Beceriksiz kimseler iyilik yapayım derken çoklukla hem kendilerini, hem de başkalarını zarara sokarlar.
    2. Neyi, ne zaman, nasıl söyleyeceğini bilmeyen kimseler hem kendilerinin, hem de başkalarının başına dert açarlar.
    Uyuyan yılanın kuyruğuna basma
    Şimdilik zararı dokunmayan kötü bir kimsenin yeni bir kötülük yapmasına fırsat vermek doğru değildir.
    Yularsız ata binilmez
    Nasıl ki yularsız bir at zapt edilip yönlendirilemezse; bir kurala, bir disipline bağlı olmayan iş, kuruluş ya da kişi de idare edilip yönetilemez. Dolayısıyla kargaşanın, başıbozukluğun hüküm sürdüğü bir yerde işin başına geçmek doğru değildir.
    Kaçan balık büyük olur
    Çok önemsiz, çok küçük de olsa, her nedense elden kaçırılan fırsat ah vah edilerek gözde büyütülür.
    Öküze boynuzu yük değil
    İnsan, kendi yakınlarının işleri ile kendi işlerini yük saymaz. Her ne kadar külfetmiş gibi görünüyorlarsa da, aslında yaptığı işler kişinin kendi yararınadır.
    Şahin, sinek avlamaz
    Yüce amaçlar peşinde koşan ve kendini ona lâyık gören kimseler küçük, önemsiz, değersiz şeylerin ardına düşüp de vakit geçirmezler.
    Sürüden ayrılanı (ayrılan kuzuyu, koyunu) kurt kapar (yer).
    Herkesin tuttuğu yolu bırakıp ayrı bir yol tutturanlar, herkesin yaptığını yapmayanlar, ya da arkadaşlarının yardımıyla yapılan bir işten ayrılanlar büyük zarara uğrarlar.
    Sinek pekmezciyi tanır
    Çıkarını kollayan, kendini düşünen, işinin ehli olan kimse, kimden yararlanacağını iyi bilir.
    Sinek küçüktür ama mide bulandırır
    Önemsiz, küçük gibi görünse de, kötü ve olumsuz bir şey insan üzerinde iyi bir etki bırakmaz.
    Sıçan geçer yol olur
    Küçük ve basit de olsa, olumsuz ya da kötü bir işin yapılmasına izin verilmemelidir. Eğer bir kez izin verilirse, sürekli yapılmaya başlar ve alışkanlık hâline gelir. Bu giderek gelenekleşir ve pek çok kimse o zararlı yolu takip eder.
    Sıçan çıktığı deliği bilir
    Yasalara aykırı, yolsuz, gizli bir iş yapan kimse, kalkıştığı bu eylemin doğuracağı sonuçları önceden enine boyuna hesaplar; yakayı ele vermemek, yakalanmamak için gerekli önlemleri alır; nereye, ne zaman ve nasıl kaçacağını bilir.
    Serçeden korkan darı ekmez
    Tehlikeleri gözünde büyüterek işe girişmekte çekingen davranan kimse, amacına ulaşamaz. Unutulmamalıdır ki, her işin kendine göre zor bir yanı vardır. Amacına kavuşmak isteyen de bunları göze almalıdır.
    Kurt dumanlı havayı sever
    Kötü niyetli kimseler ortalıktaki karışıklıklardan yararlanma yoluna giderler. Çünkü o anda dikkatler dağılmıştır, kimin ne yaptığı belli değildir. Dolayısıyla kendilerine engel olacak kimselerin bulunmadığı bu ortamı sever ve bu ortamın oluşmasını istekle beklerler.
    Kurda, Neden boynun kalın demişler; İşimi kendim görürüm de ondan demiş
    Kendi işini kendisi gören, başkasına bırakıp yaptırmayan kişinin içi rahattır; çünkü işin bütün yükü ve sorumluluğu ona aittir. Dolayısıyla hiç kaygılanıp üzülmez de, keyfine bakar.
    Köpeksiz sürüye (köye) kurt dalar (iner).
    Koruyucusuz kalan yere veya ülkeye düşman girer, saldırır, ne var ne yok hepsini talan eder. Eğer elinizdeki yeri ya da ülkeyi iyi koruyup gözetirseniz, düşman sizden uzak durur ve kötü sonlarla karşılaşmazsınız.
    Köpek sahibini ısırmaz
    Köpek bile kendisini besleyen, kendisini koruyan sahibine saygılı davranır. Peki, kişi ne kadar kötü olursa olsun iyilik gördüğü, geçimini sağladığı yere nasıl kötülük edecektir? O da nankörce davranıp zarar veremez.
    Köpek ekmek veren kapıyı tanır
    Şurası unutulmamalıdır ki, köpek bile kendisini besleyen yeri bilir; o yerin insanına karşı bunu iyi davranışlarıyla belli eder. O hâlde insan bunu görmeli ve bunun çok ötesinde olmalıdır. Kendisine iyilik eden, yardımcı olan kimselere karşı gerekli saygıyı göstermeli, nankörlük etmemeli ve kendisine uzanan şefkatli elleri unutmamalıdır.
    Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler
    İstenilen nitelikteki şey bulunamayınca onun daha düşük nitelikte olanına da razı olunur. Çünkü bir ihtiyaca, kalitesi düşük de olsa cevap verecektir.
    Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
    Başka bir kimsenin malı, kişiye olduğundan daha değerli görünür. Çünkü insan nefsi doymak bilmez, başkasının elindekine imrenir. Hele insanlar birbirlerini çekemiyorlarsa birinin elindeki mal, diğerini sürekli rahatsız eder.
    Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
    Kişi, kiminle arkadaşlık ederse, ondan etkilenir; onun alışkanlıklarına, düşüncelerine eğilim duyar; huyunu, gidişini kapar.
    Kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz
    Kişi öncelikle kime danışacağını, kimin peşinden gideceğini iyi bilmelidir. Çünkü seçtiği kişi kötü, işe yaramaz biri olabilir ve onun başını belâya sokabilir.
    Kedi uzanamadığı (yetişemediği) ciğere pis (murdar) der.
    Kimileri, çok istedikleri hâlde elde edemedikleri şeyi hor göstermeye kalkışırlar; beğenmiyor görünürler. Böyle davranmakla asıl yapmak istedikleri şey, kendi çaresizliklerinin ortaya koyduğu açığı kapatmaya çalışmaktır.
    Kedinin boynuna ciğer asılmaz
    Kendisine güvenilmeyecek birine bir şey bırakmak, emanet etmek doğru değildir. Yoksa o şey ya zarar görür, ya da yok olur.
    Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur
    Açgözlü, gözü doymaz, hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar.
    Keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar
    Küçükler daima büyüklerini taklit ederler, örnek alırlar. Anne_baba ne yaparsa çocuk da onu yapar; hangi yola giderse çocuk da o yola gider.
    Koyun can derdinde, kasap et derdinde
    Kötü bir duruma düşmüş, büyük zarara uğramış kimi kimseler acı içinde kıvranırken, kimileri de küçük yararlarını düşünürler ve hiç umursamadan bu durumdan istifade etmeye çalışırlar.
    Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez
    Büyük çıkarlar beklenen yer için küçük fedakârlıklar yapılmalı, kimi sıkıntılara girilmeli ve bundan kaçınılmamalıdır.
    Katıra baban kim demişler, dayım attır demiş
    Kişi kusurlu yanının açığa çıkmasını istemez, bunu gizlemeye çalışır. Sadece iyi yanıyla görünmeye ve övünmeye gayret eder.
    Kartala bir ok değmiş, o da kendi yeleğinden
    Kişi, hayatta karşılaşacağı en büyük kötülüğü çoklukla en yakınlarından görür.
    Karga yavrusuna bakmış, benim ak-pak evlâdım demiş
    Yaptığı iş ne kadar kusurlu, çocuğu ne kadar çirkin olursa olsun, kişiye bunlar iyi ve güzel görünür. Başkalarının bu konuda ne diyeceği o kadar önemli değildir.
    Karga, kekliği taklit edeyim demiş; kendi yürüyüşünü şaşırmış
    İnsanlar yetiştikleri çevrenin eğitimini alırlar. Bu bakımdan görgüleri, beceri ve bilgileri, davranışları, yol ve yöntemleri birbirinden farklıdır. Buna rağmen kimi kişiler özenti hastalığına yakalanırlar ve onu bunu taklit etmeye başlarlar. Ancak bunu beceremezler, bunu beceremedikleri gibi tabiî davranışlarını da yitirir, gülünç duruma düşerler.
    Kurt tüyünü değiştirir, huyunu değiştirmez
    Kötü, zalim kimseler kılık-kıyafetlerini, oturdukları ev ve yerlerini değiştirseler de huylarını değiştirmezler; onların bu kötü yapıları devam edip gider.
    Kurt kocayınca köpeklere maskara olur
    Güçlü, kuvvetli bir kurt ile köpekler kolay kolay başa çıkamazlar, ondan çekinip korkarlar. Bunun gibi her bakımdan güçlü, kuvvetli iken herkesi korkutan, tedirgin eden, yıldıran kişi, bu gücünü-kuvvetini kaybettikten sonra onun bunun, aşağılık kimselerin eğlencesi ve oyuncağı hâline gelir.
    Deyimler
    1- Aç it fırın (duvarı) deler (yarar)
    2- Akılsız iti yol kocatır
    3- Al it, kara it, hepsi bir it
    4- Bakmakla usta olunsa, köpekler kasap olurdu
    5- Çoban köpeği ne yer, ne yedirir
    6- Düğün kemiğiyle köpek tavlanmaz
    7- Eceli gelen it cami duvarına işer
    8- Gönülsüz köpeği davara koyarsa (sürüye giden it) uluya uluya kurt getirir
    9- Havlamayı beceremeyen köpek (Ürmesini bilmeyen it ) sürüye kurt getirir
    10- Isıracak it (köpek dişini göstermez)
    11- İt güt para kazan
    12- İt ite buyurur, it kuyruğuna
    13- İt iti ısırmaz
    14- İt kağnı gölgesinde yürür, kendi gölgesi sanırmış
    15- İt ol, ana olma
    16- İt utansa don giyer
    17- İt ürür kervan yürür
    18- İtin (Köpeğin) duası kabul olsa(ydı) gökten kemik yağar(dı)
    19- İtin de atın da soylu olanı aranır
    20- İtten kuzu doğmaz
    21- Köpeğe dalaşmaktansa çalıyı dolaşmak yeğdir
    22- Köpeğe gem vurma kendini at sanır
    23- Köpek yattığı yeri eşerek yatar
    24- Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur
    25- Malını it bağrını bit yer
    26- Pire itte bit yiğitte olur
    27- Sirke büyür bit olur, enik büyür it olur
    28- Yal yiyecek enik gözünden belli olur
    29- At alacaksan yazın al, kız alacaksan güzün al
    30- At binenin kılıç kuşananın(dır)
    31- At kadın silah yiğidin şanıdır
    32- At (at) oluncaya kadar sahibi mat olur
    33- At ölür meydan kalır, yiğit ölür şanı kalır
    34- At sahibine göre kişner
    35- At yedi günde, it yediği günde belli olur
    36- Ata binmek bir ayıp, inmek iki ayıp
    37- Atımın alnı sakar, lakabını ele takar
    38- Atın iyisini Pazar, insanın iyisini mezar bilir
    39- Atın ölümü arpadan olsun
    40- Atına bakan ardına bakmaz
    41- Atınki arpa yiğidinki pilav
    53- Acemi nalbant ahmak eşeğinde usta olur
    54- Adam hacı mı olur ulaşmakla Mekke’ye, eşek derviş mi olur taş çekmeyle tekkeye
    55- Alçak eşek binmeye, öksüz oğlan dövmeye kolay
    56- Altın eğer vursan eşek at olmaz
    57- Canı yanan (Kamçıyı yiyen) eşek attan (yürük olur) hızlı gider
    58- Dam otu(ynan) ile eşek beslenmez
    59- Dirgeni yiyen sıpa bir daha gelir mi sapa
    60- El elin eşeğini çağırarak (söyleyerek) arar
    61- El terazi göz mizan, eşek bir kg sıpa 100 gram
    62- Eşeğe altın semer (vursan) giydirsen eşek yine eşektir
    63- Eşeği ahıra bekçi edenler, ahırdaki gürültüden şikayet edemezler
    64- Eşeği ne kadar döversen döv katır yapamazsın
    65- Eşeği sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin
    66- Eşeğin semeri eşeğe ağır gelmez
    67- Eşeğini sağlam bağla, komşunu hırsız tutma
    68- Eşek hoşaftan ne anlar
    69- Hacı hacı olmaz gitmeyle Mekke’ye, eşek at olmaz taş taşımakla tekkeye
    70- Herif ile eşek çeker cefayı, avrad ile köpek sürer sefayı
    71- Kardan gelen eşeğin sudan olur ölümü
    72- Ölmüş eşek kurttan korkmaz
    73- Önceden gerek idi bu tımar, öldü eşek kaldı semer
    74- Yorgun eşeğinçüş” canına minnet
    75- Ak koyunu gören, içi dolu yağ sanır
    76- Bir (koyundan) ayıdan iki post çıkmaz
    77- Buldun bir koyun, ye de doyun
    78- Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu
    79- Koç olacak kuzuya bıçak atılmaz
    80- Her koyun kendi bacağından asılır
    81- Kasap et (derdinde), koyun can derdinde
    82- Koyun can derdinde kasap et derdinde
    83- Koyunu köpeğe teslim eden kebabı ele yedirir
    84- Sayılı koyunu kurt kapmaz
    85- Sürüden ayrılanı (koyunu) kurt kapar
    86- Aç tavuk kendini buğday ambarında görür
    87- Aç tavuk rüyasında darı görür
    88- Her horoz kendi çöplüğünde (küllüğünde) öter ötsün)
    89- Horozu çok olan köyün sabahı geç olur
    90- Kırk gün tavuk gibi yaşamaktansa bir gün horoz yaşamak daha hayırlıdır
    91- Mart martlanır, tavuğu yumurtlanır
    92- Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
    93- Tavuk giderse pisliği de gider
    94- Vakitsiz öten horozun başını keserler
    95- Zenginin horozu bile yumurtlar

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Akıl ile ilgili atasözleri ve deyimler
  3. Öfkeyle ilgili atasözleri deyimler
  4. Ahiretle ilgili Atasözleri ve Deyimler
  5. Düşle ilgili atasözleri, Rüya ile ilgili atasözleri, deyimler, özlü sözler
  6. ömür ile ilgili atasözleri deyimler
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Doğada yaşayan hayvanları korumalıyız.Hayvanlarla ilgili söylenilen ata sözleri ise insanların yapmış olduklarını ifade eder.Yani atasözün de geçen hayvan ile ilgili sözler mecazi anlamda kullanılmaktadır.



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri akrostiş